Hep beraber oturduk, kimin haklı kimin haksız olduğunu tespit etmeye çalışıyoruz. Savaşın ilk kurbanıdır masumiyet. Ama propaganda araçları güçlendikçe masumiyet yıkılmamış da ayaktaymış gibi varlığını sürdürmeye çalışır. Dijital kültürün en büyük dertlerinin başında dezenformasyon geliyor. Bilinçli olarak yalan haber üretmek-yaymak. Dezenformasyon aslında daha büyük bir çöplüğün en pis kısmı. O büyük [...]
Kırklareli Aşağı Pınar Höyüğü, MÖ 6200’den MÖ 4800’e kadar aralıksız yerleşilmiş ve bölgenin yaklaşık 1400 yıllık çiftçi yaşam sürecini kesintisiz bir biçimde yansıtan ve Trakya’nın tarihsel gelişimine ışık tutan Doğu Trakya’nın şimdilik bilinen en büyük tarih öncesi yerleşim yeridir. Bu uzun dönemde bir yandan Anadolu’dan Avrupa’ya çiftçi kültürü aktarılırken, bir [...]
Interneti pis savaşınıza, iki yüzlü politikalarınıza, yalan-dolandan ibaret iletişim mecralarınıza alet etmeyin! İnsanlığın ve insanların kurtuluşu için şunların yasaklanması ne kadar doğru olabilir? Çatal, bıçak, balta, dinamit, otomobil, kamyonet, otoyol, beton duvar, naylon torba, çarşaf, misina, ip… Bu listenin sonu yok. Listeye girebilen şeylerin en az ortak bir özelliği var: İnsan(lar)ı [...]
Hırs ve egoları ile keyfini sürmek istedikleri, doğru düzgün amacı bile olmayan Kara Sevdaları oluyor kimilerinin... Bir sürü eksiklikle... Akıl yok, Bilgi hiç yok... Güven yok... Sorumluluk yok... Sonra da duyguların ve seçimlerin sonucuna katlanmak, [...]
Mutlu ve garip bir huzurla geldi evine, Bir an durdu açmadan kapısını. Baktı gecenin ihtişamında denize, Kapadı gözlerini adeta yaşamak için AN’ı “Hayrola, nasılsın? Ne oldu?” dedi o ses, Artık biliyordu korkmadı bu kere. “Hiç dedi [...]
Yalnızlığın saatleri başladığında, Başka bir yalnızlıktan geçiyorum bu yalnızlığa. Kendini dinlene saatlerine biraz daha var. Belki bir şiir okumalı, Şöyle çok sesli bir şiir. Gürültülü olmalı, İçinde o kadar çok şey ses getirmeli ki, Sen okurken herkes [...]
Her şey tiyatro. Yönetmen de biliyor, oynayanlar, hatta suflörler de... Hatta hatta, suflörlüğe soyunanlar, özenenler... Hepsi farkında. Hariçten bakıldığında ihtişamla yükselen bir opera binası gibi görünen... Oysa... Tahtadan, derme çatma bir sahne. Paslı bir kaç çivinin zoraki [...]
Varlığımızın farkına olmamızla birlikte, aklımıza "Neden?" sorusu takılır. Neden varız? Bu soruya kendimiz cevap arayabiliriz. Belki de hazır cevaplar arasından birini benimseyebiliriz. Ya da hiç bir cevabın doğru olmadığını kabul [...]
Dolma kalem manyaklığı diye bir şey olduğunu yeni öğrendim. Öğrenmek ne ki, hasta oldum hastaaa... Ciğerlerimi sirkeli sularla yıkadılar, tuz ruhuyla gargara alemine saldılar... Nafile, geçmiyor. Kalem dedim, dolma dedim. Mürekkeple, defter dedim. Nefes [...]

