felsefe taşı

İşbirliği Zekası Aranıyor

İşbirliği Zekası Aranıyor
Nisan 25
06:38 2019

Çalışanlarda en çok aranılan becerilerin başında iletişim ve iş birliği geliyor. Öyle ki sosyal beceriler, mesleki bilgi ve donanımın bile önüne geçmeye başladı. Linkedin Araştırması’na göre liderlerin %57’si sosyal becerilerin teknik becerilere, yani iş konusundaki profesyonel bilgi ve yetkinliğe göre daha önemli olduğu görüşünde.

Günümüzde yıkıcı davranışların, insanların şevkini kıran, demotive eden yönetim biçiminin ve toksik iş kültürünün zararları iyi biliniyor. Silolaşma ve şirket içindeki güvensizlikle, iletişim kopuklukları verimsizliği ve riskleri artırıyor. Ortak hedeflere ulaşabilmek, yenilikçilik ve yaratıcılık için iş birliği şart. Üstelik artık sadece bir şirket içindeki çalışanlar değil; birbirine rakip kuruluşlar bile müşterek amaçlar ya da sosyal fayda için bir araya gelip, el sıkışabiliyorlar.

Ancak bu noktaya gelebilmek ve iş birliği zekası geliştirebilmek ise hiç kolay değil. Binlerce yıldır gruplara ayrılarak, ‘‘biz ve onlar’’ yaklaşımıyla hayatını sürdüren, kendi grubu dışındakileri tehdit olarak algılayan insandan, şimdi bir bilinç sıçraması yapması bekleniyor. Artık mağaralarda yaşadığımız günlerdeki gibi tehlike altında değiliz. Hayvanlardan Tanrılara Sapiens, Homo Deus, 21. Yüzyıl İçin 21 Ders isimli kitaplarıyla büyük ilgi çeken Yuval Noah Harari’ye göre dünyanın belli bölgelerinde savaşlar ve çatışmalar sürse de, tarihin en barışçıl döneminden geçiyoruz. İnsanlar hiç bir zaman olmadığı kadar zengin ve sağlıklı. Ancak korku belleklerde kendisine öyle bir yer elde etmiş ki, insan kabuğundan kolay kolay dışarı çıkamıyor. Kimlik duygusunu ve kişisel değerini içinde bulunduğu topluluktan alan insan, elinde var olanı korumak ve mümkün olduğunca konfor alanından dışarı çıkmamak istiyor. Evrimin karşısına dikilmek pahasına olsa bile…

Durum böyleyken ve daha duygularımızı yeni kabul etmiş, iş dünyasında duygusal zekanın adını yeni yeni geçirmeye başlamışken; şimdi karşımıza bir de iş birliği zekası çıkıyor. Üstelik işbirlikçiliği çağrıştırması, her birimiz için olumlu bir anlamının olup, olmadığını bile akla getiriyor. Kendi grubunu yüz üstü bırakarak, diğerleriyle, yani düşmanla ya da rakiplerle anlaşma yapan birini akla getirebiliyor. Oysa iş birliği zekasını geliştirmiş bir insan, güven oluşturarak, grupları bir araya getirebilen, ortak amaçlar altında bileştirebilen bir lider. Kendini hapsettiği dar sınırların dışına çıkarak, ‘‘biz ve onlar’’ ayrımının ötesine geçen, kendi grubu dışındaki insanlarla da empati kurabilen, onlarla iş birliği yapmaya ve paylaşmaya hazır, kurduğu network ile etki ağı yüksek, kazan-kazan yaklaşımını benimsemiş, yeni olasılıklara açık biri. Böyle birinin önünde kim durabilir?

Dünya teknolojiyle hızla dönüşürken, aranılan lider profili de değişiyor.

Internet bilgi paylaşımını kolaylaştırdı, iş yapma biçimini değiştirdi ve yeni ekonomiler doğurdu. Airbnb, Über gibi şirketler paylaşım ekonomisin devleri arasında yerlerini aldılar bile; hızla güç kazandılar. Daha önce kalın duvarlar arkasından algıyı yönetebilen ve yönlendirebilen güçlü şirketler, bildikleri dünyanın hızla değiştiğini, kuralları artık kendilerinin koyamadığını, yeni rakiplerin bilinmeyenin içinden, birdenbire ortaya çıkabileceğini gördüler. İçlerinden bir bilgi, bir haber hızla yayılabiliyordu. Internet’in insanları bağlayabilme gücü, bilginin kitlelerle paylaşım kolaylığı, bu teknoloji çağı şeffaflaşmayı da beraberinde getirdi, kuralları değiştirdi.

Önümüzde öngöremediğimiz değişiklikler bizleri bekliyor. Yapay zekanın daha da gelişeceği, bildiğimiz işlerin kaybolup, yeni mesleklerin ortaya çıkacağı, sanalla gerçeğin iç içe geçeceği bir dönem var önümüzde. Kimisi insanlar adına endişeli, kimisiyse tam aksine heyecanlı. Rutin işlerin robotlara devredilerek, insanın akıllı teknolojileri yönetebilecek donanıma kavuşacağı, yaratıcılığını gösterebileceğini düşünenler de var. Bu değişim ve dönüşüm döneminde dijital ve teknik becerilerle birlikte, dünyada sosyal becerilerin ve iş birliği zekasının üzerinde ısrarla durulması ise düşündürücü. Brexit gibi gelişmelerle, milletler içe kapanırken, bir kesim ise bu duruma ‘‘Dikkat!’’ diyor. İnsanın önündeki en büyük tehditin yapay zeka değil, kendi doğası ve korkuları olduğuna dikkat çekiyor.

“Kimseye bir şey öğretemezsiniz, sadece cevabı kendi içinde bulmasına yardımcı olursunuz.”

demişti hayatını bilime adamış olan Galileo. İş birliği zekası da içimizde var. Ait olduğumuzu hissettiğimiz gruplarda, kolayca bağ kurabildiğimiz insanlarla empatiye, paylaşıma, iş birliğine açık olduk. Şimdi sıra kolay olmayanlarla da bu beceriyi gösterebilmeye geldi. Karşıt görüşlere kulak vermenin, saygı duymanın, insanları bölmemenin ve ayırmamanın, aksine kapsama alanımızı genişletmenin zamanı. Zaman iş birliği zekasını geliştirenlerin zamanı.

130 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Neden Güveniyoruz?Neden Güveniyoruz? E=m.c2 Bu formül aslında o kadar önemlidir ki, kısalığı sizi yanıltmasın. Özetle: Enerjinin maddeye, maddenin de enerjiye dönüşebileceğini gösteren bir formül. Büyük patlama anından önce […]
  • Aşk Algoritmalar Yüzünden mi Var?Aşk Algoritmalar Yüzünden mi Var? Algoritma: Bir işin nasıl yapılacağını gösteren yolun, adım adım tarifidir. Daha çok bilgisayar programları ile ilgilenenlerin çok uğraştıkları ve yakından bildikleri bir […]
  • Gerçek mi, Yorum mu?Gerçek mi, Yorum mu? İnsanlık gerçek-ötesi (post-truth) dünyada son bir kaç yıldır mı yaşıyor? Yoksa dünya hep böyle miydi? Dijital Yerli kuşaklara bırakılacak en büyük sorun nedir? A.Manguel’i tanımayan […]
  • Gerçek mi? Yorum mu?Gerçek mi? Yorum mu? İnsanlık gerçek-ötesi (post-truth) dünyada son bir kaç yıldır mı yaşıyor? Yoksa dünya hep böyle miydi? Dijital Yerli kuşaklara bırakılacak en büyük sorun nedir? A.Manguel’i tanımayan […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Mayıs 2019
P S Ç P C C P
« Nis    
 12345
6789101112
13141516171819
20212223242526
2728293031  

Arşivler