felsefe taşı

Gönüllü Olun ve Bir Lider Olarak Büyüyün

Gönüllü Olun ve Bir Lider Olarak Büyüyün
Kasım 27
10:47 2018

‘‘Data mı, yoksa hikayeler mi daha etkili?’’ Birleşmiş Milletler’in New York’taki Genel Merkezi’nde düzenlenen IMPACT2030 Zirvesi’nde, katılımcılar aramızda bu soru üzerinde konuştuk. IMPACT2030 çalışan gönüllülüğü programlarının, küresel hedefler doğrultusunda olmasını amaçlayan bir girişim. Ben de Türkiye için IMPACT2030’un Bölgesel Sesi görevini yürütüyorum. Üç gün süren zirveye katıldım ve hedefler, sosyal etkinin ölçümlenmesi, gönüllülüğün geri dönüşü üzerine yapılan paylaşımları, bu alanda dünyanın önde gelen isimlerinden dinleme fırsatı buldum. Dünyanın dört bir yanından gelen ve çalışan gönüllülüğüyle profesyonel olarak da ilgilenen çoğumuz için dikkat çekici bir konuydu ölçümleme ve değerlendirme. Nasdaq Global Sürdürülebilirlik Başkanı Evan Harvey‘in zirvede dediği gibi ‘‘data kapıyı açıyordu”.

Gönüllülüğün çalışan bağlılığına olan etkisi, şirketin itibarına katkısı gibi konuları rakamlarla, araştırma sonuçlarıyla üst yönetime anlatabilmek, bu çalışmaları bir-iki günlük hayır sever etkinliklerin ötesine taşımamızı da kolaylaştırır, daha stratejik ve profesyonel yapabilmemizi sağlardı. Biz kurumsal hayattakiler, bu bakış açısıyla kendimizi zaman zaman verilerin arasında fazlasıyla bulabiliyoruz. Sunumlarımıza araştırma sonuçlarıyla başlıyor, çok etkili olduğumuzu düşünürken, dediklerimiz bir kulaktan girip, diğerinden çıkabiliyor. Hatta bazen, salt verileri değerlendirdiğimizde, kararlarımızda bile yanılabiliyoruz. Hiç beklemediğimiz bir proje büyük ilgi görüyor, hikayesiyle gönüllere dokunabiliyor. Nitekim bu zirvenin sonunda da beni en çok etkileyen gönüllü hikayeleri oldu. Katılımcı sayısının çokluğundan öte, hayatın içinden gerçek bir soruna dokunulmasından etkilendim. Gönüllülerin eve dönerken hissettikleri mutluluğa, duygularına empati kurduğumu fark ettim. IMPACT2030 Kurucularından Chris Jarvis ‘‘Gönüllülük, yardım etmek değil; biz birbirimize aitiz’’ dediğinde, farklı milletlerden ve kültürlerden olsak da, ortak bir anlayışta ve vizyonda buluştuğumuzu anladım.

Çalışan gönüllülüğü hem insanları birleştiriyor, hem de dünyada, yetkinlik bazlı ve pro-bono programlarla yeteneklerin eğitim ve gelişimleri açısından stratejik olarak konumlandırılıyor. Zirve konuşmacılarından Dow Kapsayıcılık Başkanı Karen S. Carter’ın belirttiği gibi, bu çalışmalar artık ‘‘yapılırsa iyi olur” değil, bir şirket için ‘‘olmazsa olmazlar” arasında yerini almaya başladı. Özellikle Y nesli sosyal sorumluluk konusunda çok duyarlı. Gelişimlerine yatırım yapan, sosyal faydayı gözeten ‘‘iyi’’ şirketleri seçiyorlar. Çalışanların uzmanlıklarıyla katkıda bulunabildikleri gönüllü programlar da gelişimle, sosyal faydayı birleştirerek, tam de bekleneni sunuyor. Örneğin Microsoft’un gerçekleştirdiği Skills4Africa programının sloganı; Gönüllü olun ve bir lider olarak büyüyün. Detaylı okumak isterseniz, bunun gibi örnek programları ve zirve notlarını Headline Blog’da paylaştım.

Yukarıdaki sorunun cevabına gelirsek; bana göre her ikisi de. Yani hem verileri, hem de hikayeleri değerlendirmek; bir karar alırken mantığa olduğu kadar, sezgilerimize ve vicdanımıza da başvurmak en iyisi. Veriler beynin analitik olan sol tarafına hitap ediyor, ikna gücü yüksek. Hikayeler ise sezgisel olan sağ beyne, duygulara ulaşıyor. Dolayısıyla beynin iki tarafını da kullanmak, etki gücümüzü de, karar alma becerimizi geliştiriyor. Ancak verilerle hikayeleri doğru bir şekilde harmanlama ustalık istiyor. Tıpkı gönüllülük programlarında olduğu gibi. Bazen iyi niyet ve empatiyi, stratejik yaklaşımla buluşturur; yüzlerce gönüllü çalışanı, ortak bir hedefe doğru aktive eder, büyük bir sosyal etki yaratabiliriz. Bazen verilere, metrisklere bakmaz; sadece bir kişinin hayatına dokunabiliriz. Sonuçta Ezop’un dediği gibi; ‘‘Ne kadar küçük olursa olsun, hiç bir iyilik boşa gitmez.’’ Yeter ki bir adım atalım, bir hikaye de biz yazalım.

122 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Umut da edemezsek geriye ne kalır…Umut da edemezsek geriye ne kalır… Evet yılın son haftasını da geride bırakıyoruz. Birçok kötü olayın global düzeyde yaşandığı, ateşin düştüğü yeri yaktığı bir 2016 oldu. Genele baktığımızda bu yıl dünyada hemen hemen her […]
  • Estonyalı AlexEstonyalı Alex Estonya, Letonya maceralarının sonlarına doğru bir Estonyalı delikanlıyla tanıştık, adı Alex. Nasıl şirin, nasıl...anlatamam. Çok sevdik Alex'i Robert Redford'un 30 yaş hali, ama çok […]
  • İnsan Tutulmasıİnsan Tutulması Yılın son akşamı… Takvimden kalanson sayfayı kopardım bu akşam. Ağaçtan düşen son yaprakla beraber, o da geri dönüşüm döngüsüne dahil oldu. Giderken ağlamadı ikisi de. Çünkü döngülerini […]
  • My Great Place to WorkMy Great Place to Work Elon Musk'ı Instagram'dan takip ediyorum. Bir iş gününün ardından, fabrika terasındaki bu videosunu gördüğümde, ''keşke ben de orada olsaydım'' dedim içten içe. Zeki ve böyle keyifli bir […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Aralık 2018
P S Ç P C C P
« Kas    
 12
3456789
10111213141516
17181920212223
24252627282930
31