felsefe taşı

Çalışanları Bağlamanın “İyi” Bir Yolu

Çalışanları Bağlamanın “İyi” Bir Yolu
Aralık 11
12:29 2018

Daha önce gönüllülük esasına dayanan çalışmalara katılanlar, bunun ne kadar iyi hissettirdiğini bilirler. Çünkü bir başkasının hayatına karşılık beklemeden dokunup fayda sağlamak beynin kimyasını değiştiriyor. Gönüllü çalışmalar bağlılık hormonu olarak bilinen oksitosin ile haz ve mutluluktan sorumlu dopamin ve endorfin hormonlarının salgılanmasını destekliyor.

Gönüllülerin mutluluğundaki ve motivasyonundaki artış, iş dünyasının da dikkatini çekmiş durumda. Öyle ki kurumsal gönüllülük programlarına ilgi her geçen gün artıyor. Bu programlar, katılımcıların fiziksel ve ruhsal sağlığını olumlu etkilediği gibi, işyerindeki birliği ve beraberliği de güçlendiriyor. Çalışanların performanslarını ve şirkete bağlılığını artırıyor.

‘‘Daha İyi Yarınlar İçin Gönüllüyüz’’ isimli rehberimizde yer alan çeşitli araştırma sonuçlarına göre, gönüllülük programlarına katılan çalışanların işveren algısı olumlu yönde değişiyor. Çalıştıkları şirkete daha bağlı hissetmeye başlıyorlar. Benevity İyilik & Bağlılık Araştırmasıda, iyilik programlarına aktif olarak katılan çalışanlarda sirkülasyonun yüzde 57 oranında azaldığını gösteriyor. Çalışanlar, şirketlerin çevre, toplum ve sosyal sorunlara çözüm üretmesini önemsiyor. Sosyal sorumluluğunun bilincinde olan, çalışanlarına da gönüllülük gibi anlamlı bir deneyime katılma imkanı sunan şirketlere duyulan saygı ve beğeni artarak, bağlılık olarak geri dönüyor.

Özellikle milenyal olarak tanımlanan 1980 – 2000 yılları arasında doğan çalışanlar sosyal etkiyle çok ilgili. Deloitte’in Milenyal Kuşağı Araştırması’na katılanlar, şirketlerin dünyanın karşı karşıya kaldığı sorunları çözme potansiyeli olduğunu düşünüyor. Ancak şirketlerin önceliğinin kâr elde etmek, verimlilik ve satış hacmini artırmak olduğunu, bazı iş insanlarının sosyal meselelere el atmış olmalarına karşın, işletmelerin niyetleri ve iş ahlaklarına şüpheyle yaklaştıklarını belirtiyorlar. Kâr odaklı modellerin geleceğe taşımadığı ve sürdürülebilirliğin öneminin anlaşıldığı günümüzde, milenyallerin dile getirdiği güven kaybı ve çalışan bağlılığında yaşanan sorunlar harekete geçilmesi gerektiğine işaret ediyor. Kurumsal gönüllülük çalışanlarla, şirketleri arasında köprü olma potansiyelini içinde barındırıyor.

Topluma sağladığı faydayla birlikte kurumsal gönüllülük, çalışanların önem verdiği diğer bir konu olan mesleki ve kişisel gelişimi de destekliyor. Yetkinlik temelli ve pro-bono programlar, gönüllülerin profesyonel becerilerini kullanmalarına imkan tanıyarak, uzmanlaşmalarına ve birer lider olarak büyümelerine destek veriyor. Bu programlara örnek olarak; bir kurumsal iletişim profesyonelinin bir sivil toplum kuruluşunun (STK) iletişim stratejisini hazırlaması, bir insan kaynakları uzmanının iş hayatına hazırlanan gençlere mentorluk yapması, bir yöneticinin kendi alanıyla ilgili bir STK’da Yönetim Kurulu üyeliği yapması, gönüllü çalışanların STEM eğitimleri vermeleri gösterilebilir.

Çalışan gönüllülüğü içsel motivasyonu canlandırıyor.
Nasıl motive oluruz (Drive) isimli kitabın yazarı Daniel Pink, ‘‘yüksek performansın sırrı ödüllerde veya cezalarda değil, görünmeyen içgüdülerde ’’ diyor. İçsel motivasyonunun otonomi (çalışanlara özgürlük tanımak), ustalık (uzmanlaşmalarını sağlayan fırsatları sunmak) ve amaç (dünyaya ve insanlığa bir şeyler katmak) ile sağlanacağını belirtiyor. Otonomi, uzmanlık ve amaç her üçü de, yetkinlik temelli gönüllülük programlarında bir arada sunulabiliyor.
İnsanların yaşamına pozitif bir dokunuşta bulunmak, arkamızda bir iz bırakmak, faydalı olduğunu hissetmek…Tüm bunlar çok iyi hissettiriyor, motivasyonu canlandırıyor. Doğru kurgulanmış bir kurumsal gönüllülük programı toplumun da önemli bir ihtiyacına çözüm sunarak, değerli bir sosyal etki yaratıyor. Özetle gönüllülük hem şirkete, hem çalışanlarına, hem de topluma iyi geliyor.

341 kez okundu
Paylaş

İlginizi Çekebilir

  • Ruh DokunmasıRuh Dokunması İki ruhun birbirine dokunması, çok özel bir frekansta ilişkiye geçmeleri. Çoğu zaman kelimelerle ifade edilemez ama her zaman belli belirsiz hissedilir. İki ruhun neden birbirine […]
  • Seine Nehrinden Rhein NehrineSeine Nehrinden Rhein Nehrine Paris'in tadı damakta kalır Öyle bir kent ki şu Paris, oraya ne kadar çok gitmiş olursanız olun onu asla tam olarak tanıyamıyorsunuz, insanın karşısına her defasında bir başka yüzüyle […]
  • Büyük İnisiye, sayıların babası“Pisagor”Büyük İnisiye, sayıların babası“Pisagor” M.Ö. 6ncı yy gerek Batı gerekse Doğu medeniyetlerinde çok büyük bir öneme sahip. Çok ilginçtir ki birden fazla büyük üstad o dönemde Batı’da ve Doğu’da dünyaya gelmiş ve bügüne dek […]
  • Yeni Ay Dişi Boğada; Kraliyet Sembolü Dişi Başak’ta…Ne Olacak Şimdi?Yeni Ay Dişi Boğada; Kraliyet Sembolü Dişi Başak’ta…Ne Olacak Şimdi? 26 Nisan'da, Boğa burcunda yeni ay olacak. Internet'te, çeşitli kaynaklardan yeni ayla ilgili değerlendirmeleri bulabileceğiniz için, ben de ayrıca, uzun uzun yorumlamayacağım. Başka bir […]

Sosyal Medyada Takip Edin

Üye Olun

Yazarlar

Kategoriler

Takvim

Mart 2019
P S Ç P C C P
« Şub    
 123
45678910
11121314151617
18192021222324
25262728293031

Arşivler